YULAR
Dinlemesini bilirseniz her canlıdan bir şey öğrenebilirsiniz
elbet.
İnsanlardan, kuşlardan, köpeklerden, ağaçlardan, çiçeklerden… Bu
liste böyle uzar gider.
Peki, biz neden birbirimizi dinlemiyoruz. Eski zamanlarda yani
teknolojinin bu kadar gelişmediği dönemlerden bahsediyorum. Hani şu aliexpress
ürünleri gibi iki ayda mektup geldiği dönemler. İşte o mektup dönemleri insan
ilişkileri daha samimiymiş. Bu yazıyı kaleme almama sebep bir otobüs
yolculuğunda yanıma oturan ileri yaşta ki bir amcanın anlattıkları oldu.
“ Eskiden o elinizdeki alet çok yoktu herkeste. Herkes birbirinin
yüzüne bakardı selam verirdi. Memlekete gitmek için bindiğim otobüste yanıma
genç yaşlı kim oturursa otursun varana kadar arkadaş olup çıkardık. Sohbet ede
ede yolun nasıl geçtiğini anlamazdık. Şimdi bakıyorum da evladım; ne bir selam
veren var, ne bir güler yüz gösteren, nede eline bir kitap alıp iki satır
okuyan. Bide kulaklarını da kapatıyorlar artık. Herkeste her rengini görüyorum.
Cebinden çıkaran takıyor kulağına. Gözleri görmüyor, kulakları da duymuyor…
Herkes kendi o küçücük dünyasına hapis olmuş durumda. Bu ne kadar
habis bir durum kim farkında? Kendi dünyalarını kendi ceplerinde taşıyorlar. Sosyal
meydanlarda cirit atıyorlar ama dış dünyadan haberleri yok.”dedi.
Başta da dediğim gibi dinlemeyi bilirsek her canlıdan bir şey öğrenebiliriz.
Biz dinlemeyi beceremiyoruz. Her gün onlarca algı operasyonuna maruz kalıyoruz.
Binlerce hileli yönlendirme oluyor. Çoğu da amcamın dediği sosyal meydanlarda…
Bu yazıyı yine başka bir sosyal meydandan ulaştıracağım siz değerli
okuyucularıma sormak isterim:
Eskiden ‘at gözlüklerini çıkar’ diye bir deyim varmış. Şimdi de
sanırım, teknolojinin bize vurduğu yuları çözmemiz gerekmiyor mu?

Yorumlar
Yorum Gönder